Şehirleri markalaştırmak için coğrafi işaretin önemi
Küreselleşme ile birlikte şirketlerin ardından ülkeler ve şehirler de rekabete girişti. Uluslar arası arenada bir adım öne çıkmak isteyen ülkeler, yörelere özgü ürünleri ile fark yaratmaya çalışıyor. Hem ticari anlamda gelir elde etmek hem de şehirlerini markalaştırmak isteyen ülkeleri yöreye özgü ürünlerini tescile ettirerek coğrafi işaret belgesi alıyor.
Bu belge sayesinde tescillenen ürünler hem maddi gelir getiriyor hem de şehirleri markalaştırıyor. Türkiye’ de hali hazırda alınmış 124 adet tescilli, 107 adet de başvurusu yapılan coğrafi işaret var. Ancak bu rakamlar kendine özgü binlerce ürünü bulunanTürkiye için pekte iç açıcı değil. Türk Patent Enstitüsü’nden (TPE) coğrafi işaret belgelerini alan şehirler ise belgelerini ulusal anlamda da geçerli kılmak için AB’ye başvuruda bulunuyor. Maddi anlamda büyük getirileri olan ürününü tescil ettiren ülkeler kazançlı çıkıyor. Tescilde çıkmazların yaşandığı ürünler de var. Baklava, halı, rakı gibi ürünler için farklı ülkelerden de tescil talebi geliyor. Ürünlerini ve şehirlerini markalaştırmak isteyenlerin tek sıkıntısı ise tescil sürecinin uzunluğu ve maliyeti oluşu. Coğrafi işaretleri görev olarak üstlenenler ise ticaret ve sanayi odaları.